Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kriton – Ahde Vefa

     İdam edilmesinden önceki son saatlerinde dahi kendisini ziyarete gelen yakın dostlarıyla felsefi konuşmalar yapmaya devam eden Sokrates, hakkında çoğunluğun verdiği işbu kararın onu suçlu yapmayacağını, yine çoğunluğun kınamalarına itibar etmemek gerektiğini ayrıntılı biçimde örneklerle anlatır Kriton’da. Böylece demokrasiye doğrudan bir tenkit de yöneltmiş olur. Kimin sözü dikkate alınmalı? Hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediği konulara dair görüş bildiren yığınların mı? Yoksa bilgi sahibi olan tek bir kişininki mi? Yığınlar kördür, öylesine yaşarlar. İtibar bilgiye ve ehliyete olmalıdır. İyinin, güzelin ve doğrunun ölçüsü elbette çoğunluk değildir.        Çoğunluğun zorbalığı karşısına ‘ iyi yaşam ’ı çıkarır Filozof. Yığınlar ölümle tehdit edebilir kişiyi, bu durumda tercih edilmesi gereken yaşam değil, iyi yaşam olmalıdır. Öyle ya, iyi terk edildikten sonra yaşıyor olmanın ne kıymeti var?      Bununla birlikte o, anlaşmay...

Bir Tirandan Hükümet Dersleri - Pasifleştirme

Bir dönem Atina tiranı olan Peisistratos'un (MÖ 600-527) halkı idarede başvurduğu birkaç ustaca yöntemden bahsedelim. Birkaç yıl arayla, ilkinde devrilen, ikincisinde kendi isteğiyle yönetimden çekilerek Atina’dan ayrılan Peisistratos on bir yıl sonra şehre tekrar döner ve verdiği askeri mücadeleyle iktidarını yeniden tesis eder. Üçüncü döneminde ömrünün sonuna kadar iktidarda kalan mahir tiran, halkın çoğunluğu tarafından sevilir ve desteklenirdi. Elbette halk nezdindeki itibarı İktidarının sağlam olmasında önemli bir etkendi. Bunun yanında şehrini ve insanlarını tanıyan, geçmişte yaşanan karmaşalardan dersler çıkaran Peisistratos, hüküm sürdüğü düzenin devamını sağlamak adına bazı tedbirlere başvurmayı ihmal etmedi. Ki bunlar, onun hükümranlığını müstakim kılan asıl unsurlar olacaktır. İlk hükümet dönemi bir darbeyle sonlanan ve nihayet bir darbeyle başa geçen Peisistratos, potansiyel muhalefeti bir askeri darbeyi mümkün kılacak en önemli araçtan yani silahtan yoksun bırakmak a...

''İslamcılık'' Tabirinin Sakıncaları Hakkında

İslamcılık tabirine başvurularak kurgulanan, Müslümanların son 200 yıllık fikri ve siyasi serüvenini konu alan metinler, bu tabirin hikayedeki konumunun merkezilik ölçüsüne göre az veya çok illetlidir, sorunludur. Çünkü bu tabir; 1- 19.yy'de Emperyalistler tarafından ortaya atılmış ve onlar tarafından hala kullanılan bir istihbarat terimi, bir etikettir. 2- Türkiye özelinde 20.yy'nin başlarında önce Türkçüler, daha sonra Kemalistler tarafından tevarüs edilerek bir etiket olarak kullanıldı. İslam'ın siyasi, sosyal, iktisadi alanlarla birlikte ferdin iç dünyasının derinliklerine uzanan, insan hayatının bütün veçhelerini kuşatan bir din olduğu gerçeğini kendi ideolojileri ve politik ajandaları lehine görmezden gelen kişi, grup ve yapılar bir yandan İslam'ı dilde tezahür eden bir akide, çok çok namaz, oruç ve hac gibi ibadetlerle de ''dindarlık'' boyutuna ulaşan bir ''ritüeller'' bütünü olarak bir 'halk/avam dini' çerçevesine oturtur...