Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Mektuplar - 3

  Tohum, Toprak ve İklim Neden hâlâ İslâm gelmedi? Müslümanlar neden birleşerek iki dünyayı hem kendileri ve sevdikleri hem de gadre uğramış bütün kardeşleri için emniyete alma hamlesi gerçekleştiremiyorlar? Neden bu kadar unutkanız ve öfkelerimiz saman alevi gibi? Kafaca, ahlakça ve kuvvetçe üstün olmaktan bizi alıkoyan nedir? Bunlar, kalbinde hamiyet ve hürriyet ışığı taşıyan her gencin zihnini açıktan yahut gizliden meşgul eden ve ne yazık ki sözü tutulan, ihtiyarına itimat edilen kimselerce bir türlü başlı sonlu cevaplanmayan sorulardan bazıları. İşbu mektup, cevabı belki birkaç kitapta verilebilecek bu sorulara mümkün olan en kısa surette karşılık vermek üzere yazıldı.  Tarihçiler bir tarihsel dönemi incelerken iki temel unsura dikkat kesilirler: İnsan ve yapı . Bu iki unsurun birbirine nispeti ve hangisinin diğerini daha fazla belirlediği meselesi temel metodolojik tartışmalardan birisini teşkil eder. Biz bu tartışmaya girişmeyeceğiz. Onun yerine bu iki unsuru bir me...

Bir Seçkinler Zümresi: Nakşibendiyye-i Müceddidiyye

  Nakşibendiyye tarikatının İmam Rabbani namıyla meşhur İslam alimi ve hareket önderi Ahmed es-Serhendi tarafından kurulan Müceddidiyye kolu genel kanaatte hazır olan ‘tarikat’ anlayışından birkaç yönüyle ayrışan bazı özelliklere sahiptir. Öncelikle İmam Rabbani, tarikatı Şeriat’ın üstünde gören anlayışın aksine onu bütünüyle ‘ Şeriat’ın ikmali ’ yani en mükemmel şekilde yaşama çabası olarak görür. “Tarikat, Şeriat’ın hizmetkârıdır” der. Başka bir yerde, mahşerde insanlara tarikattan değil Şeriat’tan sorulacağını ifade eder. Oğlu Muhammed Sadık’a yazdığı bir mektupta “Şu zaman karanlıklarla doludur” der. Dolayısıyla Müceddidiyye’nin nihai program açıktır: Şeriat’ı ihya ve tecdid etmek elzemdir”. Başka bir yerde önder şeyh Şeriat’ı kuvvetlendirme manasında “ te’yîd-i Şeriat ”, dini yeniden canladırmak anlamında “ tecdîd-i millet ” tabirlerini kullanır.  Müceddidiyye’nin bir diğer hususiyeti Sünnet kavramına büyük önem vermesidir; başta “ ikinci bin yılın müceddidi ” (Ahmed e...