Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

"Açık Medeniyet"e Kısa bir Eleştiri

 Bu yazıda Recep Şentürk’ün kaleme aldığı Açık Medeniyet isimli eserine dair bazı eleştiriler yapacağız. Bilindiği üzere Medeniyet kavramı 18.yüzyılda Avrupa’da ortaya çıkmış, Hristiyan teolojisinden bağımsız anlaşılamayacak, bununla birlikte kendi metafizik bağlamı olan bir kavramdır. Bu kavramın kökten yanlış anlaşılması ve bu zeminde bir gölge tarih inşası örneği olan eserde söz konusu kavram zamansız ve mekansız bir kategori olarak beşeri alanı çerçeveleyebilen, tarihin onsuz okunamayacağı özsel bir unsuru olarak metnin semantik ağırlık merkezini teşkil etmektedir. Müslümanların tarihinde de bu kavram Hicret’ten beri sosyopolitik bağlamı tanımlamakta, Müslümanların Emevilerden Osmanlılara bütün siyasi tecrübelerine damgasını vurmaktadır. Yazarın bu yaklaşımı onun özcü medeniyet tasavvurunu ele verir. İlginç bir şekilde yazar bu kavramın Osmanlı düşünce dünyasına 19.yüzyılda girdiğine dair eleştirel tespitlerden haberdardır. Bir cevap olaraksa bu kavramın İbn Haldun tarafından d...

Kimse Görmeden

 Devletlerin istihbarat kuruluşlarının açık kaynakları ve diğer iletişim araçlarını kullanarak örgütsel faaliyetleri tespit ve bunları adım adım takibi artık işten bile sayılmıyor. Böyle olduğu için, nasıl olup da dışarıdan bariz istihbarat zaafı olarak nitelenebilecek bazı bombalama ve silahlı çatışma olaylarının patlak verdiği sorusu tabiatıyla zihinleri kurcalar.  Bunun birkaç olası nedeni vardır. Öncelikle bu gerçekten bir istihbarat zaafiyetinden kaynaklanıyor olabilir ki bu ihtimal başka değerlendirmelerin konusudur. İkinci ihtimal, bir illegal örgütsel hareketlenmeye daha büyük menfaatler temin edebilmek adına belli bir noktaya kadar göz yumma anlamında stratejik toleranstır. Ancak bu ihtimal bir terör eylemine neden “müsaade edildiğini” izah etmez zira eylem neticesinde meydana gelen zayiat bu konsepti aşar.   “Seçmeci müdahale” anlayışı bir diğer ihtimaldir. Stratejik tölerans kavramıyla da ilişkili olan bu anlayışta hareketlenmenin belli başlı unsurlarına, ...

Muhafazakârlığın Düşünce ve İlim Mezhebi: Gelenekçilik

Anahtar kavramlar: kökler, süreklilik, özcülük, eylem, pasifizm, seçmeci, konformizm, mesihyen gelenekçi  Muhafazakârların düşünce ve ilim sahasında mümeyyiz vasfı gelenekçiliktir. Kendini şuur hengamesinin diyarı olan şimdide yani modernde kavi biçimde tesis etmenin, birçok epistemolojik iddianın arasında müstahkem durmanın, bunlarla birlikte muğlaklıklarla doğu geleceğe yönelişte müstakim kalmanın zorunlu yolu olarak görülen bir mezheptir gelenekçilik. Peygamberler tarihine uzanan kökleri ve oralardan şimdiye hiç kopmayan bir dünya görüşü sürekliliği anlayışı bu mezhebin iki temel hususiyeti ve iddiasıdır.  Köklülük ve süreklilik iddiası isimler ve metinler üzerinden yürütülür. Bu faaliyet sırasında muhafazakârları bir büyük meydan okuma karşılar: Belli bir tarihsel dönemde, belli koşullarla yüzleşmek ve bu koşulların belirli bir hedefe ulaşmada ortaya çıkardığı zorlukları aşmak üzere kaleme alınan metinler -fetvalar, siyasetnameler, kelam eserleri- yüzyıllar sonrasının ko...

Sinema Üzerine Düşünebilmek

 Mufazakârların mahallesinde çılgınlar gibi sinema ürünleri tüketiliyor. Ama hala görüntünün aşırıcı biçimi olan bu şey hakkında onun insana ne yaptığıyla alakalı adamakıllı bir düşünce ürünü yok.  "Bize bir araba çarptı, plakasını almaya çalışıyoruz" demişti engin görüşlü bir hoca.  Ben de diyorum ki muhafazakâr entelijansiya bizi bir arabaya bindirip direksiyona geçti. Ancak arabayı duvardan duvara vuruyor.  Bu bir irade sorunudur.  Muhafazakârların sinema üzerine köklü eleştirel düşünce geliştirmeye başlamasınınsa bu sorunu çözme yolunda samimi ve esaslı bir adım olacağını düşünüyorum. Çünkü sinema doğrudan iradeyi hedef alan bir sanat türüdür.  Sinema nedir? Sinema bir psikokültürel aygıttır.  Düşünce, duygu, davranış kalıpları aşılar. Senaristin vaz ettiği ethosu izleyicinin iç dünyasında inşa eder. İslami terminoloji üzerinden düşünecek olursak, Sünnet vaz eder. Zizek'in de dediği gibi, neyi arzulayacağımızı belirlemenin gerisinde, nasıl arzulaya...

Muhafazakâr Psikokültürü Üzerine Notlar

Muhafazakâr psikokültürü bir süredir eğildiğim bir konu.  Bu psikokültürün kadınlarda ve erkeklerde farklı tezahürleri var. Elbette meseleyi bütüncül anlamak için muhafazakâr psikokültürünü ortaya çıkaran koşulları derinlemesine incelemek lazım. Ancak şimdilik bütüncül değerlendirme değil parça odaklı analiz yapacağım.  Biliyorsunuz, daha önce de degindik, muhafazakârı üreten koşullardan ikisi siyasi ve bürokratik yapılardır. Kendilerini muhafazakâr demokrat olarak niteleyen siyasi bir grubun hükümeti devraldıktan sonra yıllar içerisinde devlet aygıtlarında nüfuzunu artırması ve bu aygıtlara alt sınıflardan gelen Anadolulu kitlelerin yerleşmesi, orta sınıf muhafazakârlığının oluşma sürecinin ana aksıdır. Bu yapılar muhafazakâr erkekte sadece pasiflik değil aynı zamanda pasif-agresiflik eğilimleri doğurur. Çünkü; 1) Siyasi alanda kitle partisi olma yönelimi/arzusu/hedefi -ki bu aynı zamanda demokrasiyi araç olmaktan öte amaç noktasına taşımakla sonuçlanır- hoşnut etme, tahamm...

Direniş'in Boyutları

  Taliban sözcüsü Zebihullah Mücahid, Tehrik-i Taliban-ı Pakistani (TTP) hakkında kendisine yöneltilen bir soruyu cevaplarken TTP’ye “terörist” demediklerini, esasen Peştu dilinde böyle bir kavramın bulunmadığını ifade etti. Zihnin dekolonizasyonu tartışmalarının giderek arttığı bugünlerde Mücahid’den bu ifadeleri duymak gayet anlamlı. Zira akademinin yenice farkına varmaya başladığı bir hakikatin; yüzyılın en büyük, tarihinse en gelişmiş sömürgecisine direnebilmiş bir zümre tarafından çoktandır bilindiğini gösteriyor bize. O hakikat, insan için var olmanın fiziki mevcudiyetten çok daha fazlasını gerektirdiğidir. Haysiyetiyle, değer ve ilkeleriyle, bunları en yüksek düzeyde temsil eden kavram ve kelimeleriye var olmak; işte insanî varoluşu hayvanî varoluştan farklı kılan şey. Ve yine o hakikat, söz ve eylemin, iman ve amelin, fikir ve tavrın birbirinden müstağni ve müstakil düşünülemeyeceğidir. Mücahid’in sözleri özelinde Taliban bize Direniş’in (المقاومة) silahla başlayıp diplomas...