Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Muhafazakârlığın Sekülerizmi - Notlar

 Sekülerizm basitçe dinden uzaklaşmak ya da yaşam alanlarını dinden soyutlamak değildir; bunlar olsa olsa sekülerizmin tezahürleri biçiminde değerlendirilebilirler. Müslümanın sekülerleşmesi bahsinde de vakit namazlarının terki, hayatı kuşatan şer’i hükümlerin çeşitli şekillerde ihlali gibi ‘dinden uzaklaşma’ belirtileri, sekülerleşmenin kendisini değil çıktılarını ifade ederler.  Sekülerleşme esasen bir zemin kaymasıdır; yaşantının değil, yaşamın anlamsal zemininin değişmesi yani. Yaşantının değişme süreci bunun ardından tabi bir süreç olarak gelir. Bahsi geçen kayma, her türlü ‘diğer’den -bu İslam veya herhangi başka bir paradigmatik yapı olabilir- modern olana doğrudur. Bir yapı olarak Modern ise ilişkileri ve onları kuşatan atmosferi şekillendirip yeniden üreten iki unsurdan müteşekkildir: Kapitalizm ve Devlet (the State). Asıl zorluk bu iki unsurun gereği gibi anlaşılmasındadır zira ne kapitalizm sermaye birikimi ve kârın maksimizasyonu, bu doğrultuda sanayileşme, ucuz iş...

Üç Figür Üzerinden Bonapartçı Fanatizminin Tahlili

Bonapartizm nedir? Bonapartçı kimdir? Bonapartizm, Kapitalist üretim biçiminin yenice palazlandığı, buna uygun bir yönetim şekli olarak da parlementer demokrasinin cari olduğu bir düzlemde ortaya çıkan siyasi rejimdir. Bu rejimin ortaya çıkmasına yol açan birtakım koşullar vardır; alt sınıfların öz bilincinin olgunlaşmamış olması, küçük burjuvanın istikrarsızlık endişesi ve diğer sınıflardan güvensizlik duyması, burjuvanın alt sınıflardan duyduğu çekinceler gibi. Söz konusu nedenler her kesimin menfaatlerini temin etmek ve kaygılarından azade kılınmak üzere bir hakeme, bir güvenceye ihtiyaç duyduğu noktada devlet aralarından yükselir, onu temsil eden yürütücü gücün başındaki kişi, yani Bonapartçı herkese istediğini vermek ve herkesi korkularından emin kılmak vaadiyle öne çıkar. Güvenlik, düzen, istikrar, hukuk ve adalet; her kesimin temenni ettiği ancak her birinin kendince tasavvur ve tarif ettiği bu soyut kavramlar siyaset arenasında Bonapartçı retoriğin vazgeçilmez araçları olacaktı...

Muhafazakârlığın Sınıfsal Temelleri Üzerine Notlar 1) Lümpenlik

Bir kitap tahlili sırasında hocamızın lümpenler hakkındaki tespitleri bende başka bir pencere açtı. O tespitleri kendi ifadelerimle aktaracağım:  Lümpenler.. (köyden modern şehre gelenlerin çocukları, kayıp nesil. bitik bir tiptir bu.) Yeryüzünün lanetlileri. İçine doğdukları aile köylüdür. O ailede aldıkları kültür köy kültürüdür. Modern şehir bu tipin dünyasına sığmaz, o dünyayı çatlatır. Şehirde yaşamak için lazım olan ilim, teknik ve kültüre sahip değildirler. Şehrin periferisine sıkışmışlardır. Hep bir geç kalmışlık hissi vardır içlerinde. Hiçbir şeyden emin olamazlar. Herkes yapıyorsa yapabilirler; herkes giyiyorsa giyebilir, herkes yiyorsa yiyebilirler. O nedenle bunları dürtmek anlamsızdır.  Lümpen tipolojisi zihnimizde genelde ortalama bir Bağcılar kekosu imajı uyandırır. Bu gayet anlaşılır bir şey çünkü bu kadar ucube nitelik ya bir karikatürde ya bir tv dizisinde ya da bizden -mümkünse mekansal, değilse kültürel olarak- çok uzakta bir yerde tecessüm etmelidir. Gelge...

İbn Haldun Üniversitesinde Kemalizm Hortlağı

  Geçtiğimiz 29 Ekim’de (2025) İbn Haldun Üniversitesi ana kampüsteki erkek öğrenci yurdunun pencerelerinden birine kalpaklı Mustafa Kemal resmi asıldığı görüldü. Bu münasebetsizlik haliyle bazı öğrencilerde rahatsızlığa yol açtı. Rahatsızlığın nedeni genel itibariyle bu eylemin geleneksel düşmanlıkları geri çağıran bir nitelikte olmasıydı. Ancak bu tür çağrı ve çağrışımlara derhal kapılmayıp meselenin arka yüzüne eğilmeyi daha sıhhatli buluyorum. Böylece Müslümanların kuvvet ve kabiliyetlerinin kör dövüşlerinde ve gölge bokslarında israf edilmesine mani olunabilir.  Milliyetçiliğin İki Hâli  Halihazırda Türkiye’de iki tür milliyetçilik var; 1) Merkezde, Bonapartizmin güdümündeki şovenist küçük burjuva milliyetçiliği  2) Çevrede, Kemalizmin hayaleti olarak hortlayan tepki milliyetçiliği. Cumhuriyet Türkiyesi’nde milliyetçilik/nasyonalizm, Kemalist kadronun iktidarı ele almasından itibaren uzun bir süre merkezin ideolojisi olarak kaldı. Millet-egemenlik-devlet kav...