Tohum, Toprak ve İklim
sevdikleri hem de gadre uğramış bütün kardeşleri için emniyete alma hamlesi gerçekleştiremiyorlar? Neden bu kadar unutkanız ve öfkelerimiz saman alevi gibi? Kafaca, ahlakça ve kuvvetçe üstün olmaktan bizi alıkoyan nedir? Bunlar, kalbinde hamiyet ve hürriyet ışığı taşıyan her gencin zihnini açıktan yahut gizliden meşgul eden ve ne yazık ki sözü tutulan, ihtiyarına itimat edilen kimselerce bir türlü başlı sonlu cevaplanmayan sorulardan bazıları. İşbu mektup, cevabı belki birkaç kitapta verilebilecek bu sorulara mümkün olan en kısa surette karşılık vermek üzere yazıldı.
Tarihçiler bir tarihsel dönemi incelerken iki temel unsura dikkat kesilirler: İnsan ve yapı. Bu iki unsurun birbirine nispeti ve hangisinin diğerini daha fazla belirlediği meselesi temel metodolojik tartışmalardan birisini teşkil eder. Biz bu tartışmaya girişmeyeceğiz. Onun yerine bu iki unsuru bir metafora hamledecek, sorularımıza bu metafor üzerinden cevap vermeye çalışacağız.
Tohum, Toprak ve İklim
İslam neden hâlâ gelmedi sorusunun nazarımda en özlü cevabı, insan ve yapı arasındaki ilişkiyi kanımca en güzel şekilde izah eden şu üç kelimelik metafordur: Tohum, toprak ve iklim. Tohum, İslam’ı bütün yönleriyle ve layıkıyla temsil eden anlayış, fikir, bilgi, tavır ve eylemler bütünüdür. Toprak, bu bütünün inkişaf ederek yayıldığı içtimai bünyedir. İklim ise o bünyenin varlık gösterdiği ekonomik-politik yapılardır. Elinizdeki tohum ne kadar kaliteli olursa olsun, ekildiği toprak onun layıkıyla inkişaf edebileceği bir verimlilikte değilse ziyan kaçınılmazdır. Orada tek tük boy veren çiçekler ancak bir süre direnebilirler. Eğer tohum kaliteli değilse, yani İslam’ı hakkıyla ve yüksekçe temsil edebilecek bir düşünce, anlayış ve eylem tarzı ortada yoksa topraktaki mineraller pek kıymetli olmayan bir ürün uğrunda harcanıyor demektir. Toprak verimli, tohum kaliteli ancak iklim müsait değilse, söz gelimi inkişaf eden pek kıymetli bir yekunu fazla yağmurla çürütebilir, aşırı soğukla kırabilir yahut kuraklıkla solabilir.
Kuşkusuz, kaliteli tohumla verimli toprağı buluşturacak, iyi bir yağmurun ardından güzel bir güneş bahşedecek olan Allah’tır. İnsan soyu kendisini İslam hasadına eriştirecek bütün şartları kendi zayıf hesabıyla temin edemez. Toprağın verimli hale gelmesi için maddi ve manevi yönleriyle nice insani mevcudiyetin onda fena bulup adeta gübreye dönüşmesi gerekir. Kaliteli bir tohum elde etmek için bazen nesiller süren bir ıslaha; dikkate, ihtimama, ehil bir göze ihtiyaç vardır. İklimin uygun hale gelmesi büyük çaplı ve sarsıntılı değişimlerle mümkündür. Bütün bunlar olurken olumlu veçhede kurbanlar ve fedalar, olumsuz veçhede onca helak ve zayiat vuku bulacaktır. Bu raddede asıl mesele, kurban ve feda etmekle helak yahut zayi olmak arasında yapılacak bir tercihtir.
Şu hâlde, kalbinde hamiyet ve hürriyet ışığı taşıyanların her şeyden önce yapması gereken; tohumu, toprağı ve iklimi anlamak, bu yolla umudunu muhafaza altına almaktır.

Yorumlar
Yorum Gönder