Ana içeriğe atla

Mektuplar - 3

 Tohum, Toprak ve İklim


Neden hâlâ İslâm gelmedi? Müslümanlar neden birleşerek iki dünyayı hem kendileri ve
sevdikleri hem de gadre uğramış bütün kardeşleri için emniyete alma hamlesi gerçekleştiremiyorlar? Neden bu kadar unutkanız ve öfkelerimiz saman alevi gibi? Kafaca, ahlakça ve kuvvetçe üstün olmaktan bizi alıkoyan nedir? Bunlar, kalbinde hamiyet ve hürriyet ışığı taşıyan her gencin zihnini açıktan yahut gizliden meşgul eden ve ne yazık ki sözü tutulan, ihtiyarına itimat edilen kimselerce bir türlü başlı sonlu cevaplanmayan sorulardan bazıları. İşbu mektup, cevabı belki birkaç kitapta verilebilecek bu sorulara mümkün olan en kısa surette karşılık vermek üzere yazıldı. 

Tarihçiler bir tarihsel dönemi incelerken iki temel unsura dikkat kesilirler: İnsan ve yapı. Bu iki unsurun birbirine nispeti ve hangisinin diğerini daha fazla belirlediği meselesi temel metodolojik tartışmalardan birisini teşkil eder. Biz bu tartışmaya girişmeyeceğiz. Onun yerine bu iki unsuru bir metafora hamledecek, sorularımıza bu metafor üzerinden cevap vermeye çalışacağız. 

Tohum, Toprak ve İklim

İslam neden hâlâ gelmedi sorusunun nazarımda en özlü cevabı, insan ve yapı arasındaki ilişkiyi kanımca en güzel şekilde izah eden şu üç kelimelik metafordur: Tohum, toprak ve iklim. Tohum, İslam’ı bütün yönleriyle ve layıkıyla temsil eden anlayış, fikir, bilgi, tavır ve eylemler bütünüdür. Toprak, bu bütünün inkişaf ederek yayıldığı içtimai bünyedir. İklim ise o bünyenin varlık gösterdiği ekonomik-politik yapılardır. Elinizdeki tohum ne kadar kaliteli olursa olsun, ekildiği toprak onun layıkıyla inkişaf edebileceği bir verimlilikte değilse ziyan kaçınılmazdır. Orada tek tük boy veren çiçekler ancak bir süre direnebilirler. Eğer tohum kaliteli değilse, yani İslam’ı hakkıyla ve yüksekçe temsil edebilecek bir düşünce, anlayış ve eylem tarzı ortada yoksa topraktaki mineraller pek kıymetli olmayan bir ürün uğrunda harcanıyor demektir. Toprak verimli, tohum kaliteli ancak iklim müsait değilse, söz gelimi inkişaf eden pek kıymetli bir yekunu fazla yağmurla çürütebilir, aşırı soğukla kırabilir yahut kuraklıkla solabilir. 

Kuşkusuz, kaliteli tohumla verimli toprağı buluşturacak, iyi bir yağmurun ardından güzel bir güneş bahşedecek olan Allah’tır. İnsan soyu kendisini İslam hasadına eriştirecek bütün şartları kendi zayıf hesabıyla temin edemez. Toprağın verimli hale gelmesi için maddi ve manevi yönleriyle nice insani mevcudiyetin onda fena bulup adeta gübreye dönüşmesi gerekir. Kaliteli bir tohum elde etmek için bazen nesiller süren bir ıslaha; dikkate, ihtimama, ehil bir göze ihtiyaç vardır. İklimin uygun hale gelmesi büyük çaplı ve sarsıntılı değişimlerle mümkündür. Bütün bunlar olurken olumlu veçhede kurbanlar ve fedalar, olumsuz veçhede onca helak ve zayiat vuku bulacaktır. Bu raddede asıl mesele, kurban ve feda etmekle helak yahut zayi olmak arasında yapılacak bir tercihtir. 

Şu hâlde, kalbinde hamiyet ve hürriyet ışığı taşıyanların her şeyden önce yapması gereken; tohumu, toprağı ve iklimi anlamak, bu yolla umudunu muhafaza altına almaktır. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Muhafazakâr Feminizmi

 Bu yazıda Türkiye'de 2000'li yıllardan itibaren gelişmeye başlayan, günümüzde dikkate şayan bir etki alanına erişen, teşhisinde geç kalınmış bir gölge ideolojiyi, muhafazakâr feminizmini anlatacağım. Gölge ideoloji diyorum zira bu feminizm türünün bütünlüklü, derinlikli ve özgün bir ajandası yok; onun yerine başka ideolojilerin, amaçların, ajandaların gölgesi niteliğinde olup onlara hizmet etmekten başka işlevi bulunmamaktadır. Muhafazakâr feminizmi, diğer feminizm türleriyle benzer şekilde, Batı’dan gelen neoliberalizm rüzgarından ciddi şekilde etkilenmiş, neoliberal değerler muhafazakâr feministleşmesinin temel dinamiklerini teşkil etmiştir. Bireycilik , birbirini besleyen başarıcılık ve kariyercilik , bu yolda benimsenen performansçılık ve rekabetçilik , insani ilişkiler ve evlilik de dahil olmak üzere yaşamın her alanına ve aşamasına maliyet ve fayda hesabıyla yaklaşan ‘ homo economicus ’ zihniyeti, girişimcilik ve görünürlük yoluyla kendini var etme anlayışı ve kaygıs...

İbn Haldun Üniversitesinde Kemalizm Hortlağı

  Geçtiğimiz 29 Ekim’de (2025) İbn Haldun Üniversitesi ana kampüsteki erkek öğrenci yurdunun pencerelerinden birine kalpaklı Mustafa Kemal resmi asıldığı görüldü. Bu münasebetsizlik haliyle bazı öğrencilerde rahatsızlığa yol açtı. Rahatsızlığın nedeni genel itibariyle bu eylemin geleneksel düşmanlıkları geri çağıran bir nitelikte olmasıydı. Ancak bu tür çağrı ve çağrışımlara derhal kapılmayıp meselenin arka yüzüne eğilmeyi daha sıhhatli buluyorum. Böylece Müslümanların kuvvet ve kabiliyetlerinin kör dövüşlerinde ve gölge bokslarında israf edilmesine mani olunabilir.  Milliyetçiliğin İki Hâli  Halihazırda Türkiye’de iki tür milliyetçilik var; 1) Merkezde, Bonapartizmin güdümündeki şovenist küçük burjuva milliyetçiliği  2) Çevrede, Kemalizmin hayaleti olarak hortlayan tepki milliyetçiliği. Cumhuriyet Türkiyesi’nde milliyetçilik/nasyonalizm, Kemalist kadronun iktidarı ele almasından itibaren uzun bir süre merkezin ideolojisi olarak kaldı. Millet-egemenlik-devlet kav...

Mektuplar 4

Bu mektupta evlilik hakkındaki güncel üç soruya cevap vermeye gayret edeceğim: 1- Evliliği bekleyen tehlikeler ve tehditler nelerdir? 2- Evlilik yolunda bir erkeğin odaklanması gereken temel kriterler nelerdir? 3- Kimle evlenilmez? Karamsarlıkla gerçekçilik arasında ince bir çizgi vardır. O çizgiyi ihlal etmeyi göze almak pahasına evliliğin ve ailenin karşı karşıya olduğu tehlikeleri yapısal düzeyde sıralayacağım: Modern eğitim, hukuk, ekonomi, toplumsal yapı, ana akım ve sosyal medya, modern şehir yaşamı ve tabi bütün bunlarla sarmaş dolaş bir ilişki içerisinde olan neoliberalizm.  Modern Eğitim Modern eğitimin iki temel işlevi vardır:  1- sekülerleştirici modern devlet ve toplum ideolojisini nesle aşılamak 2- kamu ve özel sektör alanlarında istihdama elverişli eleman yetiştirmek Dolayısıyla modern eğitimin tornasından geçmiş insanların duygu ve düşünce dünyasına güçlü bir sekülerleşme tohumu ekilmiş, zihinlerinde istihdam ve kariyer odağı geliştirilmiştir. Sekülerl...