Ana içeriğe atla

Polis ve Propaganda - Platon'un Politeia'sı Hakkında Bir Not

 

    Platon’un Politeia adlı eserinin birinci bölümünde Sokrates’in, filozofun özellikleriyle bir köpeğinkini karşılaştırdığı esnada sorduğu, ‘’Filozofluk bilmek merakından başka bir şey midir?’’ sorusu onun felsefeden ne anladığını özlü biçimde sezdirir bize. Ardından filozofça bir tabiata sahip olması beklenen muhafızların Polis için önemine binaen, bir muhafızda olması beklenen çeviklik ve yiğitlik gibi özelliklerle birlikte bu özelliğin muhafız adaylarına nasıl kazandırılabileceği bağlamında konu eğitime gelir. Polis'in çocukları nasıl eğitilmelidir ki sonunda ona iyi birer hizmetkâr olabilsinler? Sokrates’e göre çocukların eğitiminde müzik öncelik ve önem bakımından ilk sırada yer alır. Gelgelelim müzikten kasıt, bugün anlaşıldığı haliyle çalgıların eşlik ettiği ritimli sözlerden ibaret olmayıp şiir ve masal başta olmak üzere edebiyat alanlarını kuşatan bir kavramdır. Çocuklarımıza ne tür masallar anlatacağız? Buna kafa yormalı, bu konuda seçici davranmalı, kötülüğü aşılayan masalları kati surette yasaklamalıdır. Şu halde propaganda araçlarının denetlenmesi meselesi Sokrates’in, yani Platon’un Polis/devlet/rejim/düzen tasavvurunda önem ve öncelik bakımından ilk sırayı alır. Öyle ki bir devlette yürürlüğe konması gereken ilk kanun, ilahiyat meselelerine dair hurafeleri ve ahlakı bozan, insanların zihinlerine ve kalplerine kötülük aşılayan her türlü anlatıyı yasaklayan bir kanun olmalıdır. Zira bir halkın hayatiyeti buna bağlıdır. Ahlaki ilkelere ters düşen fikirlerin ve eylemlerin insanlar arasında yayılması bir halk için en büyük tehdittir. Bu itibarla, kötülüğün yayılmasını teşvik etmek, buna müsaade etmek yahut sessiz kalmaksa halka yapılan en büyük kötülük ve Polis'e tastamam bir ihanettir. Anlaşılacağı üzere Platon için siyaset ahlaktan, o ise ilahiyattan; ‘’Önce söz vardı’’ vecizesine taalluk eder biçimde bunlar da geniş manasıyla edebiyattan ve onun insanlara olan etkisini vurgulayan propaganda kavramından bağımsız değildir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Muhafazakâr Feminizmi

 Bu yazıda Türkiye'de 2000'li yıllardan itibaren gelişmeye başlayan, günümüzde dikkate şayan bir etki alanına erişen, teşhisinde geç kalınmış bir gölge ideolojiyi, muhafazakâr feminizmini anlatacağım. Gölge ideoloji diyorum zira bu feminizm türünün bütünlüklü, derinlikli ve özgün bir ajandası yok; onun yerine başka ideolojilerin, amaçların, ajandaların gölgesi niteliğinde olup onlara hizmet etmekten başka işlevi bulunmamaktadır. Muhafazakâr feminizmi, diğer feminizm türleriyle benzer şekilde, Batı’dan gelen neoliberalizm rüzgarından ciddi şekilde etkilenmiş, neoliberal değerler muhafazakâr feministleşmesinin temel dinamiklerini teşkil etmiştir. Bireycilik , birbirini besleyen başarıcılık ve kariyercilik , bu yolda benimsenen performansçılık ve rekabetçilik , insani ilişkiler ve evlilik de dahil olmak üzere yaşamın her alanına ve aşamasına maliyet ve fayda hesabıyla yaklaşan ‘ homo economicus ’ zihniyeti, girişimcilik ve görünürlük yoluyla kendini var etme anlayışı ve kaygıs...

İbn Haldun Üniversitesinde Kemalizm Hortlağı

  Geçtiğimiz 29 Ekim’de (2025) İbn Haldun Üniversitesi ana kampüsteki erkek öğrenci yurdunun pencerelerinden birine kalpaklı Mustafa Kemal resmi asıldığı görüldü. Bu münasebetsizlik haliyle bazı öğrencilerde rahatsızlığa yol açtı. Rahatsızlığın nedeni genel itibariyle bu eylemin geleneksel düşmanlıkları geri çağıran bir nitelikte olmasıydı. Ancak bu tür çağrı ve çağrışımlara derhal kapılmayıp meselenin arka yüzüne eğilmeyi daha sıhhatli buluyorum. Böylece Müslümanların kuvvet ve kabiliyetlerinin kör dövüşlerinde ve gölge bokslarında israf edilmesine mani olunabilir.  Milliyetçiliğin İki Hâli  Halihazırda Türkiye’de iki tür milliyetçilik var; 1) Merkezde, Bonapartizmin güdümündeki şovenist küçük burjuva milliyetçiliği  2) Çevrede, Kemalizmin hayaleti olarak hortlayan tepki milliyetçiliği. Cumhuriyet Türkiyesi’nde milliyetçilik/nasyonalizm, Kemalist kadronun iktidarı ele almasından itibaren uzun bir süre merkezin ideolojisi olarak kaldı. Millet-egemenlik-devlet kav...

Mektuplar 4

Bu mektupta evlilik hakkındaki güncel üç soruya cevap vermeye gayret edeceğim: 1- Evliliği bekleyen tehlikeler ve tehditler nelerdir? 2- Evlilik yolunda bir erkeğin odaklanması gereken temel kriterler nelerdir? 3- Kimle evlenilmez? Karamsarlıkla gerçekçilik arasında ince bir çizgi vardır. O çizgiyi ihlal etmeyi göze almak pahasına evliliğin ve ailenin karşı karşıya olduğu tehlikeleri yapısal düzeyde sıralayacağım: Modern eğitim, hukuk, ekonomi, toplumsal yapı, ana akım ve sosyal medya, modern şehir yaşamı ve tabi bütün bunlarla sarmaş dolaş bir ilişki içerisinde olan neoliberalizm.  Modern Eğitim Modern eğitimin iki temel işlevi vardır:  1- sekülerleştirici modern devlet ve toplum ideolojisini nesle aşılamak 2- kamu ve özel sektör alanlarında istihdama elverişli eleman yetiştirmek Dolayısıyla modern eğitimin tornasından geçmiş insanların duygu ve düşünce dünyasına güçlü bir sekülerleşme tohumu ekilmiş, zihinlerinde istihdam ve kariyer odağı geliştirilmiştir. Sekülerl...