Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Türkiye'deki Tanrı-devlet Anlayışının Tarihi Üzerine bir Değerlendirme

En son yayınlar

Yüzyılın En Tehlikeli Kitabı: Vahşetin İdaresi

  “Eski dünya ölüyor; yenisi doğmak için mücadele ediyor. Şimdi canavarlar zamanı.”                                                                                         Antonio Gramsci                                            Not: İşbu metin akademik amaçlarla kaleme alınmıştır. Eseri yüzyılın en tehlikeli kitabı olarak niteleyişim yalnızca yazarının ördüğü stratejiyle değil, aynı zamanda hegemonya çöküşüne doğru yol aldığımız bir konjonktürde bulunmamızla ilgilidir. Böylesine tehlikeli bir kitabın yasaklı olmaması, dahası kolayca temin edilebilmesi oldukça dikkatimi çekti. Nedeni ise zannediyorum bu durumun istihbarat kuruluşlarının önleyici müdahalele...

İmkânsız Devlet - Modern Devlet Üzerine

Wael Hallaq’ın kaleme aldığı The Impossible State adlı eserin özet-yorumuna başlarken kavramsal çeviri sorunuyla ilgili bir uyarıda bulunmamız gerekiyor. Kitabın adının Türkçeye “İmkânsız Devlet” olarak tercüme edilmesi hem hatalı hem de zorunludur. Hatalı olması bir açıdan devlet kavramının Türkçede bütün tarihsel siyasi egemenlik türlerini karşılamak üzere kullanılmasıyla ilgili. Atina Devleti, Köktürk Devleti, Emevi Devleti, Osmanlı Devleti, Akkoyunlular Devleti veya Türkiye Cumhuriyeti Devleti gibi. Başka bir açıdansa yazarın ortaya koyduğu “devlet” teorisinin dilsel karşılığının henüz dillere yansımamış olmasından kaynaklanıyor. Bu teoriye göre, Türkçeye doğrudan devlet olarak çevrilen “the state”, alışıldık devlet kavramından farklılaşan pek hususi bir siyasi yapıya tekabül eder. Örneğin Devlet-i Aliyye-i Osmaniye ifadesindeki devlet, kavramsal olarak tutarlı ve olağan iken The Ottoman State, tarihsel bir vaka olarak Osmanlı Devleti’nin en azından ilk 500 yılı için oldukça sorunl...

Gösteriş Kültürü ve Ben Kaygusu

20. yüzyılın başından bu yana sinema, televizyon ve nihayet sosyal medyanın hayatımıza getirdiği yeni bir kültür var: showing off yani gösteriş kültürü. Bu kültürün yüzeyinde kişisel tecrübelerin ve sahip olunan kıymetlerin çevredeki diğer insanların beğenisine ve takdirine sunulma pratiği yer alır. Derinde ise bireyselcilik anlayışının bir dışavurumu olan ben-merkezci hayat tasavvuruyla ilişkili olarak ‘ben’ olarak kurgulanan bir atomik varlığın diğer ‘ben’lere nispetli şekilde varlık gösterme kaygısı ön plandadır. Bu çelişkili durum, yani ‘ben’in bir yandan atomik ve müstağni yapı olarak kurgulanıp diğer yandan var olma hissinin ötekinin ‘salt hayatı’nda yer edinmeye, iz bırakabilmeye koşutlu olması, bireyciliğin yanılsamalarından birini ve bu yanılsamanın yol açtığı yabancılaşmayı açığa çıkarır. Yanılgının kaynağı gerçekte ben’in kurgulandığı haliyle salt bir varlığa sahip olduğu inancıdır. Gerçekte ise olaylar ve ilişkilerin bilinç ve algıya etkisiyle ben’in nitelik ve konumuna i...

Mektuplar - 5

 Önceki mektupta erkeklere hitaben evliliği bekleyen tehlikeler, evlilikte gözetilmesi gereken kıstaslar ve kimle evlenilmemesi gerektiği hakkında kitaplarda okuduklarımdan, ehil ve tecrübe sahibi kişilerden dinlediklerimden ve şahsi gözlemlerimden yola çıkarak bazı düşüncelerimi aktarmıştım. Bu mektupta ise hanımların evliliğe giden yolda nelere dikkat etmesi gerektiğine dair, pek çoğu şahsen düşünüp keşfetmediğim, yüzyıllarca belki binlerce yıllık tecrübelerden sağılmış görüş ve tavsiyeleri aktaracağım. Bunların yanı sıra içinde yaşadığımız modern sisteme ve onun dayattığı büyük çaplı mekanizmalardan insan zihninin kılcallarına işleyen fikirlere ve onların davranışlardaki tezahürlerine, bütün bunlarınsa evlilik bahsinde erkeklerdeki muhtemel yansımalarına değineceğim.  Öncelikle, ilk mektupta ele aldığım, evliliği bekleyen genel tehlike ve tehditler iki cins için de geçerlidir. Bununla birlikte modern yapının erkekten daha çok kadın üzerinde etkili olduğu bir gerçektir. Örne...

Mektuplar 4

Bu mektupta evlilik hakkındaki güncel üç soruya cevap vermeye gayret edeceğim: 1- Evliliği bekleyen tehlikeler ve tehditler nelerdir? 2- Evlilik yolunda bir erkeğin odaklanması gereken temel kriterler nelerdir? 3- Kimle evlenilmez? Karamsarlıkla gerçekçilik arasında ince bir çizgi vardır. O çizgiyi ihlal etmeyi göze almak pahasına evliliğin ve ailenin karşı karşıya olduğu tehlikeleri yapısal düzeyde sıralayacağım: Modern eğitim, hukuk, ekonomi, toplumsal yapı, ana akım ve sosyal medya, modern şehir yaşamı ve tabi bütün bunlarla sarmaş dolaş bir ilişki içerisinde olan neoliberalizm.  Modern Eğitim Modern eğitimin iki temel işlevi vardır:  1- sekülerleştirici modern devlet ve toplum ideolojisini nesle aşılamak 2- kamu ve özel sektör alanlarında istihdama elverişli eleman yetiştirmek Dolayısıyla modern eğitimin tornasından geçmiş insanların duygu ve düşünce dünyasına güçlü bir sekülerleşme tohumu ekilmiş, zihinlerinde istihdam ve kariyer odağı geliştirilmiştir. Sekülerl...

Mektuplar - 3

  Tohum, Toprak ve İklim Neden hâlâ İslâm gelmedi? Müslümanlar neden birleşerek iki dünyayı hem kendileri ve sevdikleri hem de gadre uğramış bütün kardeşleri için emniyete alma hamlesi gerçekleştiremiyorlar? Neden bu kadar unutkanız ve öfkelerimiz saman alevi gibi? Kafaca, ahlakça ve kuvvetçe üstün olmaktan bizi alıkoyan nedir? Bunlar, kalbinde hamiyet ve hürriyet ışığı taşıyan her gencin zihnini açıktan yahut gizliden meşgul eden ve ne yazık ki sözü tutulan, ihtiyarına itimat edilen kimselerce bir türlü başlı sonlu cevaplanmayan sorulardan bazıları. İşbu mektup, cevabı belki birkaç kitapta verilebilecek bu sorulara mümkün olan en kısa surette karşılık vermek üzere yazıldı.  Tarihçiler bir tarihsel dönemi incelerken iki temel unsura dikkat kesilirler: İnsan ve yapı . Bu iki unsurun birbirine nispeti ve hangisinin diğerini daha fazla belirlediği meselesi temel metodolojik tartışmalardan birisini teşkil eder. Biz bu tartışmaya girişmeyeceğiz. Onun yerine bu iki unsuru bir me...